1. Jan
    22

    Surayi kapatir misin? gunun en manik sorusu (:

       Kapatiriz elbette,  yasadigim yer su an Istanbul ve burada “yatak toplama” eylemi “ surayi kapatir misin” olarak eciyor her neyse. Cok guldum sabah sabah bunun disindafazla geyigi yapilip sikilacak bir konu degil…..




    Zorla nisana goturuluyorum. Bu kadar gezmek, kalabalik ortam evde 8 kisi var ozetle, bana fazla geliyor. Kpss kalmasin diye icimde ki minik kus cirpiniyor. Ama katlanmak hem ortama uyum saglamak hem de bunlara karsi sikayeti kesip, ders calismam kendimi kurtarmam lazim. Ve su calismayla acik ve net hic bir bok olamam. Bu da boyle biline…

        Hersey iyi guzel de ev de bir Ataturk dusmani, Ataturk ilkelerinin insani ahlaksizliga surukledigine inanan, Bir hic birseyi umursamayan ve belki de habersiz, bir tane de herkese yabanci sadece onlara uyum saglamaya calisan bir kiz var. Digerlerinden bahsetmiyorum cunku onlar da kendi halinde. Bense son secenekte, hepsinden ayri dunyada yasayan ama uyum saglamak zorunda olan bir insanim. Yani evde 2 kisi olduk. sonuc olarak. en azindan tek degilim ya sukurler olsun.  Simdilik durum iyi, en azindan her zamanki histerik mevzum olan… dayanamayacagim beni kmse istemiyor moduna henuz girmedim. Ne yapalim. o gelmesin uzun bir zaman o geldikten sonra duzen tutturamiyorum sagolsun bu psikolojik bozuklugum. O degil de asil muhim olan benim acilinden bir is bulup baslamam gerekliligi… Cunku calisip para kazanmaliyim ve o parayi basarabilirsem  biriktirmeliyim… Sonra biriktirip Baska bir yere tasinmaliyim. Ve orasi da ESKİSEHİR… olmali. Sevgilimle olmaliyim :) Onu cok ozledim.. Yok  uzaktaaaa, Su an taaa Antalya’ da… Annesi ve babasi da var diye konusamiyoruz. Ve ben sesine bile hasret kaliyorum. Kisadan hisse cikarmak gerekirse uzun mesafe iliskisi Cok zor be azizim… :( 

            Genclere ogut mukabilinden bir seyler yazasim geldi ama hala gencim ve ogut verebilecek durumda degilim cunku;” Kelin merhemi olsa once kendi basina surer”.. 


    Neyse bu blog isinde asla bir pucca olamayacagim cunku hayatimda onun kadar sacma ve eglenceli seyler yok. Yaratmaya calisiyorum…. Cok iyi olacak her sey cok iyi… En iyisi kesinlikle su oldu; Burada bana destek olacak insanlar var gorebiliyorum… Biri var ki o da iyi durumda degil… Kafamizi bosaltip sinavlara yelken acmaliyiz… Destek olmaliyiz birbirimize… Neyse daha cok oradan buradan yazarim, kesinlikle konunun temeli yok en azindan dikkati daginik bir insan olarak ben temelden kopuyorum. Gorusmek uzere… :)
    0

    Add a comment

  2. Jan
    19

    Tomorrow… İ wanna believe to hope…

    Korkuyorum, hem de cok ama artik bir İstanbul yolcusuyum. Kendimi bildim bileli yalnizdim aa bu kadar kabak gibi ortada degildi. Neyse.. Karar verdim aldim biletimi gidiyorum İstanbul’ a.. Donebilir miyim geri bir daha bilmiyorum… Sadece gidiyorum. Benim gibilere yardim etmek icin gidiyorum ve cok calisacagim. Hayallerim icin… En basitinden bu yali icin…. 
     Benim umutlarim hayallerim var… Gucluyum ben. gercekten gucluyum. Her ne kadar bir seyleri basaramasam da biliyorum nedenlerini… Artik nedenleri de umrumda degil… Ben gidiyorum cunku. Kimse umrumda degil artik. Kimse… Sadece ben onemliyim..

        Hayallerim icin calisacagim, hayallerim icin basaracagim… :)  Sevgilimle daha iyi bir gelecek icin bir sureligine onu birakacagim ama olsun. Donusum muhtesem olacaaakkk yipppaaaaa!!!!!!!!!!!! nese hadi bay baaay


    Bu arada taksim de hrant dink icin yuruyus var… Tam da gidecegim gun neyse ki ben asya da inicem (:









    0

    Add a comment

  3. Jan
    18

    Korkuyorum…

            Annenin kuzusu, evin tek kizi isen ve gordugun seyler seni tamamen guclu olduguna inandirmissa.. Evden ayrilmak yalniz olmak ve ne yapacagini bilememek cok korkutuyor insani. Evimi, annemi ozledim… Daha bir cok seyi de ozledim ama soyleyemem… Anlatamam… Yarin yine hic bilmedigim bir yere gidicem ve internette yazanlar gibi bir yerse ne yaparim? Cok korkuyorum. Gucsuzum. En kotu yan nereye gidecegimi bilmeyisim ve sevgilimin olmayacak olmasi… Kimse olmadan daha da gucsuz hissedecegim kendimi… Daha ben cok kucuktum boyle hissediyorum. Cunku hala anneme ihtiyacim var. Nereye gidecegim ne yapacagim.. Nereden baslayacagim.. Neyse .. Dert anlatip fikrini alabilecegim kimse de yok. Gunes ve Hilal le kritikler yapiyoruz ama hic birimiz bir yere varamiyoruz. Cunku artik hayat kendisi akiyor. Ve ben korkularimla yapmam gerekenleri bile yapamiyorum. cok korkuyorum cunku. Gercektek cok korkuyorum.

           Hic bilmedigin bir yerde hic bilmedigin insanlarla oluyorsun ve tedirginlik hayatinda “ilk kez” isiklar yanik uyumana sebep oluyor. Neden bu kadar kotur bir hale geldim, ne ara boyle oldum… Neden? Yasamami neden zorlastirdilar bu kadar.  Neden annem bana anne olamadi ustelik ben onu bu kadar severken… Her seyim yarim kaldi. Bazilarini tamamlamak elimde ama hala gucsuzum yapamazmisim gibi geliyor. Tum bu olaylar kendime olan ozguvenimi de yok etti cunku. İyi bir aile dendiginde gozlerimin dolmasini istemiyorum. Cunku ben kendimi sucluyorum. Hayatimda kimsenin olmamasi, herkesin gitmesi bana kendimi suclu hissettiriyor. Hani cirkin sansi vardi hani? O kadar cirkinim de ne oluyor? hic bir haltta sansim yok? Yuregim de gercekten iyidir… Kimseye kotuluk yapmamisimdir. İyi hayallerim var herkese yardim etmek istiyorum. Ama neden ben? Neden ben bunlari yasiyorum. Bir yerlerde okumustum. Asla olanlar icin neden oldu demeyin, neden ben demeyin. Cunku ayni seyi yasayan milyonlarca insandan sadece birisin ve bunlar gececek. Sadece bir sinav. Sadece. Ve akil almak icin yaptigim seylerden birine gelen bir yorumu daha dogrusu, yorumcunun paylastigi o hikayeyi paylasmak istiyorum.




    Yaşlı kadın, bir antika dükkanından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı.
    Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına şöyle dedi;
    “Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi.
    Kadın şimdi hayret içindeydi. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu!
    Kekeleyerek: “Nasıl? Anlayamadım?” diyebildi yaşlı kadın.
    “Demek istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara dayanamayıp:
    “Yeter! Lütfen dur artık!” diye bağırmak zorunda kaldım.
    Ama usta sadece gülümsedi ve; “Daha değil!” diye cevapladı beni.
    “Sonra beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm. Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım:
    “Lütfen beni bu şeyin üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!”
    Ama usta bana bakıp gülümsüyordu:
    “Henüz değil!”
    “Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı kapayıp ısıyı arttırdı. Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: Beni yakarak öldürecek”
    Fırının duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum:
    “Usta usta! Lütfen izin ver buradan çıkayım!”
    “Pencereden onun yüzünü görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve “Daha değil!” diyordu.
    “Bir saat kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi.
    “Boyalı fırçayla bana hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu arada ben gıdıklanıyordum.
    “Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!” dedim. Onun cevabı ise aynıydı: “Henüz değil!”
    “Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. “Hayır! Beni yine fırına sokma, lütfeeen!” diye bağırdım.
    Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. “Bu sefer beni gerçekten yakıp kavuracak!” diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine yalvardım, ama o yine “Daha değil!” diyordu. Ancak bu defa ustanın yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm.
    “Tam son nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın nazik eli beni çekip dışarı çıkardı. Derin bir nefes aldım, hasret kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta şöyle dedi:
    “Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister misin?”
    Ona “Evet” dedim.
    Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme inanamıyordum. Aynaya tekrar tekrar baktım ve “Bu ben değilim. Ben sadece bir çamur parçasıydım.”
    “Evet bu sensin!” dedi usta. Senin acı ve sıkıntı diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin.
    Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup gidecektin.
    Döner tezgahın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın.
    Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın.
    Boyamasaydım, hayatında renk olmayacaktı.
    Ama sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu.
    Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde.”
    Ve ben kahve fincanı, şu sözlerin ağzımdan çıktığını hayretle fark ettim:
    “Ustam! Sana güvenmediğim için beni affet!
    Bana zarar vereceğini düşündüm.
    Beni benden fazla sevip iyilik yapacağını fark edemedim.
    Bakışım kısaydı, ama şimdi beni harika bir sanat eseri yaptığını görüyorum.
    Benim sıkıntı ve acı diye gördüğüm şeyleri bana verdiğin için teşekkür ederim…
    Teşekkür ederim.”

     
     
    Zaten yeterince uzun oldu. Daha fazla devam etmeyecegim. Uzun bir sure yazamayabilirim. Nereye gidecegimi ne yapacagimi bilmiyorum….
    0

    Add a comment

  4. Jan
    15

    Kahve, tekrar kahve… Tekrar kahve… Charles bukowski? =/ Gunes… Wtf?

    Her sey iyi guzel zaten neden kotu olsun ki, hayatmi kotu yapan insanlari attim benden disari… gormeyince sorun da yok. Cunku cok dogru bir soz… Goz gormeyince gonul katlanir…Aynen de oyle goz gormeyince gonul katlanir. Ne yapalim katlaniyoruz bile diyemeyecegim tamamen gozum gormeyince, irademle beynimden sildigim bir durumdayken bunu bile soyleyebilecek kadar iyi degil durumum. Herseyi bosverip, derslere gomulecegim ve gunes imin dedigi gibi sonrasindan hayata karsi oturup siritacagiz. Cunku birbirimizi cok istiyoruz. Neyse ders dedim ya derslere doneyim :)

    Hayatta calismadan gercekten hic birsey olmuyor. Tavuk bile horozdan yardim aliyor:) Kaldi ki asla calismadan bir seyler gerceklessin demedim, cunku cidden cok sikici olur... Eglenmek de guzel ama ben calistikca eglenen biriyim... En cok grup calismalarini severim. İleri de de tek yapacagim gercekten bu olacak. :) Ay gideyim dedim gidemedim. Hadi gorusuruz :)
    0

    Add a comment

  5. Jan
    14

    Tam 1 yil oldu bugun, az once farkettim…

                  Merhabalar canlarim, her seyden once sunu soylemek isterim. 6 gun once 1 yil olmus blog yazmaya baslayali. İlk defa istikrar sagladim kendimi kutlarim. Herseyden once bu beni cok asiri mutlu etti. Hep yapmak istedigim bir seydi cunku. Kisa zaman icinde bir video da paylasacagim 1. yil hatrina. Neyse asil ben buraya dert dokmek icin yazacaktim ama dusundum ne zaman basladim diye sonra gecen yil basladigim geldi aklima. O zamanlar da final stresinden kacmak icin yaziyordum. 6 Ocak ta baslamisim. Bugun 14 ocak  2012 yani 1 yil 6 gun olmus o gunden bugune. (: Daha da devam etmeyi dusunuyorum elbette. Blogger olmak simdilerde daha heyecanli fakat eskiden daha guzeldi, daha cekiciydi :)
                Neyse iste simdi bana donelim.  hayatim o kadar dagildi ki ben bile parcalari bulmakta, toplamakta gucluk cekiyorum. Ve hep tesellim su oldu, en yuksege cikabilmak icin en dibe sert bir sekilde dusmen gerekir ve ben su an en dipteyim. Tek gidebilecegim yer daha yuksek. Daha dibe cokemem cunku. Sevgilim sagolsun su gunlerimde cok destek oldu. Annemin bile arkasini donmesinden sonra Gunes in bunu yapmasi gercekten en guzel duyguyu bana verdi. kesinlikle ask iste bu dedim daha fazlasi olamaz. Koreli bir adamin olen nisanlisi ile nikahlanmasi kadar ask bu dedirten bir sey bu. cunku ondan daha fazlasini yaparak olmus beni diriltti sevgilim.kokusunu bile oyle cok ozledim ki onun yakin bir zaman da gormeliyim. Bana dedi ki simdi olsan nasil sarilirdim sana… Oyle keske yaninda olabilsem ama maalesef bunu bile basarabilecek durumda degilim. her anlamda  kendini yetersiz hissediyorsan, kendine yetmek zorundasindir. Ancak oyle baslayabilirsin. Ya da GEBERECEKSİN ki ben bu geberme mevzusunu secmistim. Sevgilim vazgecirdi. Bu can acitmaktan cok bu cocuk beni gercekten istiyor oldu. Her sey en guzeli ile bizim olsun istiyorum tek istedigim bu.
              Herkes icin oyle olsun elbette ama benim icin daha cok oyle olsun. Artik idolumsun Liz MURRAY :) Bil bunu :)
         

           Bir de yakinda bloglar kapanabilir, blog yazmaya baslamisken tekrar engellenebilirim. Ulkenin gidisati iyi degil. Bunu da belirteyim. Daha fazla bir sey yazamam cunku gorunen hapis kilavuz istemez. Gereksiz kahramanliklarda yapmamali. Gorusmek uzere :)
    0

    Add a comment

  6. Jan
    8

    Bazen durup dusunmek gerek olani biteni, bazense hepsini bosverip nutella yemek…

    Depresyon uzerine yapilan butun arastirmalar yalan azizim, bol bol cikolata yemek caresi. Hatta inanmazsaniz deneyin gorun. İddia ediyorum en koyu aninizda deneyin hatta. neyse simdilik bunu yazip cikicam film izlemem lazim. Kultur, kulturdur. Otesi bos ve teferruat al sana gereksiz kullanimli kelime. :)

    0

    Add a comment

  7. Jan
    1

    Başka yerlerde…

    Kendimi öksüz, yetim ve besleme gibi hissediyorum. Zaten öksüz ve yetimim ama şimdi bir de üstüne beslemelik eklendi. Allah ım sadece bana yardım et.

    0

    Add a comment

  8. Dec
    14

    The Blind Side

    220px-Michael_Oher

                 Bazen cesaret gerekir bir şeylere… Korkmamak… Örnekleri çok ama ilk aklıma gelen şu… Küçük bir şehirde yaşarken aniden büyük bir yere yerleşmek.. Korkmak… Cehaletten kaynaklanır derler bence de öyle fakat bazen düşünüyorumda ne kadar haksızca bir yaklaşım olabilir. İnsan psikolojisi diye bir şey var… (İlluminaticilere bir selam) Sadece yapmak gerekir ama biz bazen bunun dışında bir şeyler olsun eğlenelim de istiyoruz ve asıl sorun burada başlıyor unutuyoruz asıl amacımızı… Gerçekten başarı gereken tek şey aslında kendimize hakimiyet tamamen bu.  İrade kontrolünü tamamı ile elimize almak. Zor gibi görünse de aslında oldukça kolay bir şey bu. İnsan isterse her  şey elinde. The blind side filmini izledikten sonra gaza gelmiş olmanın verdiği hevesle yazılan ilk satırlar bunlar. Konuyu toparlayamadan ordan burdan cümleler. Ama anlatabildim.

               Dün CEzero marblesRN bir açıklama yaptı ve Türk toplumunun kara cahiliyeti gözler önüne serildi. Birisi demiş ki hristiyanların yaşadığı skolastik dönemde olan olayları şu an biz de yaşıyoruz. Hakkaten öyle dedim. Hala onların atlatıp gittiği ve geiye bakmadığı bir dönemi biz yeni yaşıyoruz yıl neredeyse 2012. Tabi asıl suçlu medya ama sanmıyorum ki diğer toplumlar bu kadar abartsın “god partical” olayını. Biz de tanrı parçacığı denildi diye kıyamet kopmuş. Halbuki higgs bozonu denseydi hiç bir şey olmayacaktı. Çünkü kimse anlamayacaktı. İşte şu noktada bilgisizliğin verdiği özgüven eksikliği ile saldırıların gerçekleştiği görülüyor. Asıl problemin bu olduğunu düşünmekteyim. 

     

                            Problemler eğer çözüm üretecek güçte değilsek problemi doğurur. Asıl problem biz oluruz. Çözüm gerekli. Ve bende çözüm için gitmek zorundayım. Görüşmek üzere…

    0

    Add a comment

  9. Nov
    17

    Hastalık vol.5: Yorgunluk, mutluluk, yaşamın kokusu

    Hala iyileşemedim. Öksürüyorum ve nasıl geçecek bilmiyorum. Zaten arada sorun oluyor genel olarak bir engel teşkil ettiğini söyleyemem.Neyse kalan vizelerime girdim biri iyi diğeri kötü geçti. İkisinde de çok gerildim.İkincisinde daha çok. Finalde daha iyi olacağına eminim zaten.


    Sadece anlayamadığım bir durum söz konusu ve çözülmediği sürece aklıma takılmış kalacak. Bunu idare etmem gerek. Bir sürü hazırlık ve yeni bir kurs var önümde. Neyse her şey en güzelini hak eden benim için  iyi olacak. En iyisi... Gardımı düşüren olayların hepsinden arınmalıyım aslında bu konuda çok güçsüzüm. Nasıl başa çıkacağımı da bilmiyorum en üzücü kısmı da bu olsa gerek... Hayatımın en çıkılmaz en karışık noktası, umutlu anlarımda ziyade hayatımdan ziyade hayatımdaki insanların umudumu yok etmesinden bahsediyorum. İstemeden, engel olunamayacak olaylar değil bahsettiğim bariz şekilde çıkmaları gereken ama çıkamayan insanlar.... Ve kesin bir şekilde zorla kafama soktukları şey "köprüyü geçene kadar ayıya dayı de..." Ben de aynen bunu yapacağım. Meğer her insan rol yapıyormuş bir dönem benimse içim dışım bir. Asıl problem bu işte. dürüst olmayacaksın. Hürrem' in de kazanma sebebi bu değil mi entrikalar... İşte Zeka tek başına hiç bir şey azıcık entrikacı olarak kanıtlanır-mış akıllı olmak. İyice anladım. Bihter gülüşleri atacağımm etrafa... Artık aynen bunu yapacağım. Bu konu da özetle böyle.


     Benden çoook iyi bir hukukçu olur. Yanlış meslekle uğraşıyorum. Şu an kafamda başka tilkiler dolaşıyor bu nedenle. Çözünce kesin bir yola sapmış olacağım. Her neyse öyle işte. Kahve yapmak üzere ayrılıyorum buradan. Görüşürüz.
    0

    Add a comment

  10. Nov
    14

    Hastalık Vol.4:Kahve ve başarıya geri dönüş



       İnadım inat bunu öğrendim. En aklı başında geçinen insanları bile çıldırtabiliyorum. Bu inatçılığı öğrenmem bana iyi geldi. İnatçı davranmamaya gayret ederek olabildiğince politik davranacağım. Halamdan aldığım 5 günlük eğitim sonucu politikacı olmayı öğrendim. (: Hakkını arayanın her zaman haksız olduğunu gördüm. Mantıksızlık Türkiye’ nin en büyük ve en net gerçeği. MAALESEF.
       Şu an tüm bunları hazmetmiş kahvemi yudumlamakda ve BFF’ mi beklemekteyim. Tv açık tuhaf bir moda programı var. Word’ de blogumu yazıyorum. Annemin bayram için var ettiği baklavayı didikliyorum. Bayramda bayağı kilo aldım sanırım. Çok yemek yedik. 15 dakikada bir yemek yedik, inanılmaz bir şeydi bu. Bayramın son günü azalttım yemeği. Fakat bugün sadece kahvaltı yaptım şimdide inanılmaz kalorili baklavayı yiyorum. Olamaaaaz!!! Neyse Kahve iyi geldi. Havalar çok soğuk, içim kıpır kıpır. Olsun doğum günüm geliyor ve ben onu sevgilimle kutlayacağım çok harika bir duygu buuuu! Yippaaa...Bugün pek uzatmayacağım gerçekten. Bak burda gelişmeyi kestim nooohhhtaaa.
          Sonuç olarak şu günlerde beynim rahat ve uzun süre öyle kalması için yine çok çaba harcayacağım. Herşey ama herşey ciddi ciddi benim elimdeymiş.Ben en azından bazılarını devletten bekliyordum. Neeyse... Tv ye daldım ben görüşürüz.
       
    0

    Add a comment

Loading
Send feedback